Onur'un defteri. | Handağı Horon ve Tulum Festivali
278
post-template-default,single,single-post,postid-278,single-format-standard,qode-quick-links-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,qode_grid_1300,footer_responsive_adv,qode-content-sidebar-responsive,qode-theme-ver-11.2,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.2.1,vc_responsive

Handağı Horon ve Tulum Festivali

Lazona’da bir bayram sabahı. Hava açık ve güneşli, Fırtına tarafından Kaçkar dağları gözüküyor. Dağların üzerindeki karlar erimiş vaziyette. 1. Handağı Horon Festivali ilk defa bu yıl düzenlenecek. Festival Çamlıhemşin’e bağlı Meǩalesǩirit köyündeki Handağı düzlüğünde yapılacak. Geniş bir düzlük alan olduğu için bu bölge festival alanı olarak tercih edilmiş. Yolculuğumuz Ardeşen Kahveciler Mahallesi’nden başlıyor ve Meǩalesǩirt köyünde sona eriyor. Araçla Handağı’na çıkamıyoruz çünkü aracımız köyden yukarı çıkamıyor. Bu yüzden yola otostopla devam etme kararı aldık. Kuzenim Vezir ile birlikte yolda karşılaştığımız kasalı bir arabanın arkasına bindik. Festival alanının biraz aşağısında arabadan indik. Festival alanına doğru biraz yürüdük. Festivalin düzenleyicisi bölgede tanınan tulum yapımcısı Süleyman Serin. Festivalin düzenlendiği alan da Süleyman Serin’e ait. Süleyman Serin aynı zamanda alan araştırmasında bana yardımcı olan arkadaşım Sinan’ın babası. Festivaller bölge halkı için büyük önem taşıyor. Nitekim imecelerdeki eğlenceden, eski neşeli günlerden uzak olduğunu belirten halkın bir an olsun hayatın zorluklarından kaçma fırsatı olarak gördüğü bir yer festival alanları.

Festivalde tulum çalma yarışması, destan söyleme yarışmaları düzenlendi. Lazca ve Türkçe destanlar yarışmacılar tarafından söylendi. Yarışmada en çok alkış alan yarışmacılar “Nani Niyazi Nani” adlı ninniyi seslendirdiler. Söyleyiş tarzlarında geleneksel vokal kullanımı dikkatimi çekti.

Halkın en çok beğeni toplayan bu performans oldu. Belki de en çok özlenen şey buydu.

Yarışmaların dışında kadın ve erkek tulumcuların performansıyla büyük horon halkaları kuruldu. Karşılamalar söylendi. Ancak bu karşılamaların sadece birkaç tanesi Lazcaydı. Eskisi gibi iki şairin atıştığı bir karşılama değil atma kovalama tarzında birlikte söylenen karşılamalar söylenmişti.

Yörede müzik yapan müzisyenler de festivalin davetlileri arasındaydı. Bunlardan birisi olan İbrahim Sarı, Lazca sözlü arabesk tarzındaki şarkılarını seslendirdi. Düşünsenize derlemeler yaptığınız köyde festival düzenleniyor ve bu festivalde o derlemelere dair çok az bir alan bırakılıyor. Nedense festivaldeki müzik halkın gerçek beğenisinden kopukt. Ya da gerçek beğeni bu muydu? Sadece birkaç örnekte ve horonda bu izleri gözlemledim. Horonlarla devam eden festival Süleyman Serin’in bağlama ile söylediği destanlar ile sona erdi.


Festivalin sonunda bu Laz genciyle karşılaştım. Sert bakışlarıyla, renkli gözleriyle dik dik baktı bana. Fotoğrafını çekmek için izin istedim. Olur dedi. Ancak fotoğrafları beğenmedi.  O yüzden yanımdan ayrılırken çektiğim fotoğrafı bir anı olarak buraya bırakıyorum.

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.